Güneydoğu Sicilya
- Travelogueress
- Nov 6, 2019
- 3 min read
Siz siz olun üç küçük çocukla tatil yapabileceğiniz ya da hayalinizdeki bol gezmeli bir seyahate çıkabileceğiniz fikrini aklınızdan çıkarın. Çünkü çocuklarla yapılan başka bir şey. Başka bir adı olması lazım.
İngiltere’deki sonbahar ara tatili nedeniyle, güneş ve sıcaklığı Ekim’de çoktan uzaklarda bırakmış olan Londra’dan kısa süreliğine hala güneşli ve sıcak olma ihtimali yüksek olan, Akdeniz’in en büyük adası Sicilya’ya kaçalım dedik. Biraz güneş ve sıcaklığın yanı sıra gezip görecek yeri bol bir ada olması da kararımızı etkiledi.
Öncelikle adada kaldığımız son geceye kadar hava tam dilediğimiz gibiydi. Ancak ekim ayında sivrisineklerin hala var olacağını tahmin edemedik. Yine de artık Sicilya yaz kuruluğunu geride bırakmış ve çok zengin bir yeşilliğe boğulmuştu. Limon ağaçları kilometrelerce tablo vari bir görüntü oluşturuyordu. Adadaki son gecemizde ise gökyüzü yarılıp elliye yakın gürültülü şimşekle denizle adeta birleşme kararı aldı.
Yazımın en başındaki noktaya geri dönecek olursam: Adaya varır varmaz, önceden rezerve ettiğimiz arabayı havaalanından kiralamaya koyulduk. Elbette bebek koltuğu da rezerve etmiştik. Uçağımız iki saat gecikmeli indiği için istediğimiz arabanın ve bebek koltuğunun artık mevcut olmadığını öğrendik. Gezimiz boyunca arabada bebek koltuğunun olmaması karşılaştığımız zorlukların en önemli sebebini oluşturdu.
Üç yaşındaki kızım normal ehliyet kemerini rahatça çıkarıyor ve arabanın arkasında her türlü tehlikeli harekette bulunabiliyordu. Bunun üstüne abla ve ağabeyinin sürekli birbirleriyle itişme, çekişme ve bağrışmaları, arabada geçirdiğimiz saatleri bir işkenceye çevirdi. Öyle ki başıma vuran migren ve yorgunluktan dolayı gördüğümüz bazı yerleri gerçekten gördüm mü yoksa hayal miydi, hala emin değilim.
Sicilya’ya ilk ziyaretimiz olduğu ve adayı henüz iyi bilmediğimiz için turistik bir yer olan Taormina’da kalmaya karar verdik. Burada arabayı park etmek oldukça zordu. Tüm İtalya’da olduğu gibi sokaklar ancak küçük ve dar arabaları kaldırabiliyor. Ancak Taormina Ekim ayında bile bizim yaz aylarında görmeye alışık olduğumuz turist kalabalığına sahip olsa da, gerçekten çok hoş, tarihi bir yerleşim. Buradaki eski Yunan tiyatrosu da imrendirici bir şekilde restore edilmiş. Ziyarete kesinlikle değer.
Sicilya Avrupa’nın tek aktif volkanik dağı olan Etna’ya ev sahipliği yapıyor. Tüm gezi boyunca çocukların en sevdiği ve üstünden zaman geçmiş olmasına rağmen hala sevinçle bahsettikleri aktivite Etna Dağı’na çıkışımız oldu. Ara ara patlamalar hala görülebilmekte. Dumanlar ise sürekli tütmekte. Tüm dağ ve çevresi siyahlaşmış lava kayalarıyla çevrili. Çocuklar bu lava parçalarıyla ceplerini doldurmak için çok heveslendiler. Sicilya’da kesinlikle görülmesi gereken bir yer.


Sicilya çok büyük bir ada olduğundan her yerini tek seferde görmek kolay değil. Biz güneydoğu kısmına yoğunlaştık. Dedektif Montalbano romanlarını okuduysanız ya da dizisini izlediyseniz bu bölgedeki Ragusa şehri ve UNESCO Dünya Mirası listesindeki Ragusa Ibla ve Noto tanıdık gelecektir. Özellikle Ragusa Ibla ve Noto tek kelimeyle muhteşem, mutlaka adada görülmesi gereken yerleşimler.


Yine aynı bölgede bulunan Modica şehri uğramaya değer. Marzamemi ise küçük bir köy olsa da Sicilya’daki sahil tatil tarzını görmek isteyenler için harika bir örnek.


Güneydoğu Sicilya’nın en büyük iki şehri Catania ve Siracusa. Catania’nın ana meydanı ve çevresi, ada nüfusunun genişliği ve aktif ekonomisine iyi bir ayna tutuyor.

Siracusa ise birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir yerleşim. Eski Yunanlar, Araplar, İspanyollar…Dolayısıyla İspanyol havası da taşımakta. Bunun yanı sıra Mussolini döneminden kalma faşist mimari örneklerini de hala barındırıyor. Adı Oritigia olan eski Siracusa, İtalya’nın en güzel meydanı seçilmiş olan Piazza Duomo’yu barındırmakta. Oritigia’daki dar sokaklar Magreb şehirlerini andırıyor. Diana Çeşmesi, Maniaca Kalesi, kiliseler içinde görebileceğiniz Caravaggio tabloları, eski Yunan yerleşimi derken, Siracusa ziyaretçileri hayran bırakıyor.

Sonuç olarak Sicilya Ekim ayında ziyaret etmek için ideal bir ada. Yaz aylarında plajları ve deniziyle eminim yine ilgi çekicidir ancak yazın aşırı sıcaklarında güzel tarihi mekanları ve şehirleri gezmek oldukça zor olsa gerek. Hele küçük çocuklarla…
コメント